Sosyal Sorumluluk

Farklıyız Ama Biz de Varız

04 Ocak 2017
Pazar gününden beri düşünüyorum, nasıl dik duracağız, nasıl yaşamaya devam edeceğiz diye. Neyse ki aldığım bazı haberler tekrar kalkıp koşmama vesile oluyor. Hele içinde bir de inandığım kişiler varsa ve onlar bana “Banu hadi tut şu işin ucundan” diyorsa düştüğüm yerde durmak ne mümkün…
Tan Aytıs’ı daha önce yazdığım yazılardan tanırsınız. Hatta tanımıyorsanız bu yazıya TIK TIK. Bu dünyadan çok ani ve çabuk göçüp giden arkadaşımız Can’ın oğlu. Babası ne kadar sosyal biri ise Tan onun on yüz bin katı. Tan biraz farklı ama hep var, her yerde var. İşte yazacağım proje de da onun ve onun gibilerin VAR olduğuna dair.

“Farklıyız Ama Biz de Varız” diyerek başlatılan  “Sanat ve Biz” projesi

Bu projede klasik resim sanatı örneklerinden seçilen 12 portre, İZEV, İstanbul Zihinsel Engelliler İçin Eğitim ve Dayanışma Vakfı gençlerinin yüzleriyle bütünleştirilmiş. Bu resimlerin seperatör olarak kullanıldığı defterler farkındalık yaratmak için basılmış.  Nasıl? Kullanacağınız en güzel defter, hediye edeceğiniz en anlamlı şey, kendinizi iyi hissedeceğiniz iyi niyetli  iş olmaz mı be defterlerden edinmek?
İlk adım olarak projenin lansmanı 6 Ocak 2017 Cuma günü 17.30-20.30 saatleri arasında Özdilek AVM’de yapılacak. Burada resimler 10 gün boyunca sergilenecek ve defterler İZEV’e bağış karşılığında hediye edilecek. Ayrıca, açılış günü iki İZEV gencine portrelerdekine benzer kostümler giydirilecekmiş.
Bu yılın en güzel ilk  sosyal sorumluluk projesini böylece duyurmuş olayım. Siz de paylaşırsanız belki güzellikler, iyilikler bulaşıcı olur kim bilir…
Daha ayrıntılı bilgi için;
www. izev.org.tr

No Comments

Leave a Reply

Berlin in Berlin ödül almış, ödülden çok filmdeki erotik sahne konuşuluyor, Uğur Mumcu öldürülmüş…Nihan’ın iki ülke ve 20 yıllık zaman dilimini kapsayan hikayesinin arka fonunda Türkiye’nin o yıllardaki sosyal ve siyasi panoraması var…

Kitabı okurken Banu Tozluyurt’un tanınmış yazarlara; bir Banu’luk yer açın ben geliyorum diyen ayak sesleri duyuluyor…

Nihan, Kamer ve Seval’i babaları cumartesi günleri halaları Ayla’nın oturduğu Kadıköy’e götürürdü. Belki de balıkçılar çarşısında balık alırken yanlarından geçtiniz. Ya da Üsküdar’dan Nihan’la aynı vapura bindiniz, yanyana oturdunuz… Hikayedeki gerçeklik duygusu o kadar geçiyor ki insana sokakta yürüyen bir genç kıza acaba bu Nihan’mı diye bakabilirsiniz…

Lale Celepoğlu

D & R    /    İdefix    /    Kitap Yurdu    /    Babil.com