Çocuk - Ergen

Gece Pencere Önünde Bekliyorsam

01 Ağustos 2016

Başlığın sonunu siz getirin artık…Yaşlanıyorumdur, kızım büyümüştür, annemi şimdi anlıyorumdur, macera şimdi başlıyordur, eskiyi arıyorumdur vs. Aslında bu tamamlamaların hepsi başlığın sonuna gelebilir. Evet artık gece pencere önünde bekliyorsam bizim ergen büyüdü demektir.

İki buçuk haftadır kızımın katıldığı bir dil programı için Los Angeles’dayız. Sabahtan okula gidiyorlar ve okul programı kapsamında kimi zaman tam gün okulda kimi zaman da gezide ya da bir başka aktivitede oluyorlar. Kampüsün içindeki aktiviteler çoğu zaman gece on gibi bitse de özellikle şehir içinde yapılan gezilerin dönüşü yine gece yarısını buluyor. Ülkemden çok uzakta, bir başka kıtada, tanımadığım insanların olduğu bir şehirde kızımın gece bensiz sokakta olması buraya gelmeden benim için ancak rüyamda göreceğim bir sahne olabilirdi. Oysa rüyaların tersi çıkar derdim hep, böyle olmadı bu defa.

Ne tuhaftır ki bütün gün dışarıda bensiz gezen, gece yarısı okul otobüsü de olsa başka bir araçla önce okula sonra eve gelen kızım, evin beş yüz metre ötesindeki uluslararası  kahve zincirinin bir şubesine yalnız gitmek istediğinde ben yine ona eşlik ediyorum. İşte böyle zamanlarda anne ve babam geliyor aklıma hep. Bizi cam önünde bekledikleri zamanlar. Ne kızardım, merak edecek ne var diye çemkirir, ben artık büyüdüm diye havalara girerdim. Oysa öyle değilmiş; kalbim boğazımın oralarda bir yerlerde atıyor hava kararınca.  Otobüsü kaçırdı mı, arkadaşlarını bulabildi mi, bulduğu arkadaşları iyi!!!mi,  insanlar mı, suyu var mı, şarjı bitti mi, derdini tam olarak anlatabilecek mi, bindiği aracın bakımları tam mı, şoför dikkatli mi, kemerini taktı mı gibi bir sürü deli sorular.

Kendi başına gece dışarıda olmak, kendi alışverişini yapmak, kendi seçtiklerini yemek, yaşıtları ile gezmek… Düşünüyorum da artık büyüyor ve ben onun büyümesini ancak anlayabiliyorum. Hatta anladığım da tam olarak söylenemez galiba biraz mücadele de ediyorum. Gecenin bir vakti, kendimi camın önündeki koltuğun tepesine tünemiş her arabaya bakarken buluyorsam, merhaba yeni bir dönem diyebilir miyiz?

IMG_6567

1 Comment

  • Reply mavianne 03 Ağustos 2016 at 12:32

    merhaba yeni dönem diyebiliriz rahatlıkla Banucum,
    Büyüyorlar hızla çocuklar
    daha fazla empati ile aşabileceğiz sanırım bu günleri
    sevgiler ve öpücükler size

  • Leave a Reply

    Berlin in Berlin ödül almış, ödülden çok filmdeki erotik sahne konuşuluyor, Uğur Mumcu öldürülmüş…Nihan’ın iki ülke ve 20 yıllık zaman dilimini kapsayan hikayesinin arka fonunda Türkiye’nin o yıllardaki sosyal ve siyasi panoraması var…

    Kitabı okurken Banu Tozluyurt’un tanınmış yazarlara; bir Banu’luk yer açın ben geliyorum diyen ayak sesleri duyuluyor…

    Nihan, Kamer ve Seval’i babaları cumartesi günleri halaları Ayla’nın oturduğu Kadıköy’e götürürdü. Belki de balıkçılar çarşısında balık alırken yanlarından geçtiniz. Ya da Üsküdar’dan Nihan’la aynı vapura bindiniz, yanyana oturdunuz… Hikayedeki gerçeklik duygusu o kadar geçiyor ki insana sokakta yürüyen bir genç kıza acaba bu Nihan’mı diye bakabilirsiniz…

    Lale Celepoğlu

    D & R    /    İdefix    /    Kitap Yurdu    /    Babil.com