Kenya Yurt Dışı

Doğu Afrika’da gezilecek en ilginç yerler : Jambo Kenya 5- Masai Mara

20 Kasım 2013

Özellikle Ekim Ve Kasım aylarında her yıl tersine göçün izlendiği, yaklaşık 2 milyon hayvanın – ki zebra, wildebeest(yabanöküzü) bunların başında geliyor – Mara düzlüğünden Serengeti’ye geçişinin en güzel izlendiği  ve Kenya’da safari deyince ilk akla gelen yerlerden biri olan Masai Mara ve Rift Vadisi’nden bahsetmek istiyorum. Doğu Afrika’da gezilecek en ilginç yerler den biri Masai Mara.

Kenya’nın güney batısında Serengeti Düzlüğü’nün kuzeyinde yaklaşık 1510 kilometrekarelik bir alana sahip Masai Mara, gerek uçsuz bucaksız doğası ve görebileceğiniz her türlü hayvan çeşidiyle gerekse kendilerine has bir yaşama sahip kabileleriyle insanı kendinden alıp götürüyor bambaşka bir dünyaya…Sadece sizin, hayvanların ve doğanın olduğu bir ortamda sabah gün doğumuna, akşam gün batımına şahit olmak bir insanın gerçekten yaşayabileceği en müthiş duygulardan.  Filden zürafaya, leopardan çıtaya, bufalodan gergedana, aslana kadar pek çok hayvanı yakından görmek, vahşi doğayla baş başa kalmak…Bir aslanın çiftleşme sahnesine yakından tanık olduk, gözümüzün önünde bir lepoarın impalayı avlayıp afiyetle yemesini belgesel izler gibi izledik, elimizde sandviçlerimizle maymun saldırısına uğradık ve birbirlerinin bitlerini ayıklayıp yine babunlara aynı anda gülebildik Masai Mara ve Rift Vadi’sinde.

 

Ölmeden önce yapılması gerekenler listesine “Bir Masai Köyü’nü ziyaret etmek” mutlaka eklenmeli diye düşünenlerdenim. Burayı görmeden önce çok ilkel bir ortamla karşılaşacağımızı bekliyorduk ama bu kadarını hiç birimiz tahmin edemezdik. Kökleri Somali olarak bilinen Masai’lilerin Kenya’daki yaklaşık nüfusu 700 bin ve yavaş yavaş şehirlere göç edip yerleşik hayata geçmeye başlamışlar. Bu da gösteriyor ki yakın bir tarihe kadar Masai’ler tarih olabilir. Maa’ca konuşuyorlar ama bizi köyde karşılayan şef Nanio ve gençlerin İngilizce konuşmasından artık sosyalleştiklerini ve yavaş yavaş şehir hayatına geçmeye çalıştıklarını görebiliyorsunuz.

Masai Köyü’ne öyle elinizi kolunuzu sallayıp giremiyorsunuz, rehberiniz eşliğinde sizi önce köyün şefi karşılıyor. Köydeki hayat, yaşam şekilleri, nüfusu hakkında kısa bilgiler veriyor. Köye girişte 20 dolar yetişkin, 10 dolar çocuk için para alıyorlar. Fotoğraf çekmek, kulübeleri gezmek, tüm rehberlik hizmeti buna dahil. Ortak bir Masai Komisyonları var ve bu paralar o kasalarda toplanıyor. Bu paranın bir kısmı çocuklar için harcanıyormuş. Ben çocuklara harcanmış bir paranın sonucunu göremesem de! Giriş parasını ödedikten sonra köyün delikanlıları sizi yerel danslarıyla karşılıyorlar ve köy meydanında gösteriye devam ediyorlar. Tek tek ortaya geçip yukarı doğru zıpladıkları hareketin, kız almak için yaptıkları bir şov olduğunu öğreniyoruz şeften. En yükseğe atlayan kızı alıyor.

Köy dediğim 10 haneden oluşan daire şeklinde bir alan. Her hane şefin bir karısının oturduğu yer. Masailer poligami’ye inanıyor yani çok eşliler. Her şefin 10 kadar karısı oluyor ve daire şeklinde dilmiş bu hanelerde yaşıyorlar. Her kadından en az dört çocuk yapmaları bekleniyor. Hane dediğime bakmayın bildiğiniz hayvan dışkısından yapılmış karanlık tek odalı kulübe bunlar. İçeride altı kişi yaşıyorlar ve gerçekten onları görünce yaşamınızı sorguluyorsunuz.

 

Masai’lilerin ortalama yaşam süresi 50 yıl. Nanio 44 yaşındaydı ve artık yaşının kemale erdiğini söyledi bize.

Masailer sabahları süt ve hayvan kanı içiyorlar. Sütü sırayla ineklerin altına geçip damla damla, kanı da hayvanların şah damarını keserek içtiklerini anlatıyor Mara köylüsü. Sebze, meyve yemiyorlar, onların insanların değil hayvanların yiyeceği olduğuna inanıyorlar. Hayvanları onlar için çok değerli, dolayısıyla onlara yeni yiyecek alanları sağlamak için 6 ayda bir göç ediyorlar.

Kızlar eğer okumuyorsa evlilik yaşı 15. Bir kız almak için 10 inek ve 10 battaniye ödemeniz yeterli. Çocukların hali gerçekten içler acısı. Hepsi hasta, burnu akıyor, öksürüyor. Çoğu çıplak ve sizden gelecek bir bisküviye gözlerinin içi gülüyor. Oraya gidecek olanlara önerim, bebek-çocuk kıyafeti götürmeleri. Yanımızda getirdiğimiz şekerleme ve çikolataları onlara dağıtırken gözlerindeki mutluluğu tarif etmem imkansız.

Nairobi’nin kuzeyinde kalan Rift Vadisi ise Kenya’nın görülmeye değer yerlerinden bir diğeri. Yaklaşık 6.000 kilometre uzunluğunda olan ve Suriye’nin kuzeyinden Afrika’nin doğusunda Mozambik’in ortalarına kadar uzanan, muhteşem Turkana Gölü havzasını da oluşturuyor. Afrika kısmını keşfettiğimiz vadide bulunan Naivasha Gölü’nde kümeler halinde bulunan su aygırlarını, Afrika’nın en büyük kertenkele çeşidi olan Monitor Desert’i çok rahat görebiliyorsunuz. 4’er 5’erli gruplar halinde gezen su aygırlarının suya giriş çıkışlarını izlerken bir diğer yandan bir timsah aniden bir kaya üzerine çıkıyor ve kendinizi bir belgeselin içinde gibi hissediyorsunuz. Rift Vadi’si uçsuz bucaksız sanki hiç bitmeyecek bir küçük dünya hissi veriyor. Alabildiğine uzanan bir yeşil alan, arada tek tek göze çarpan yellow wood achasia adı verilen o Afrika’ya özgü akasya ağacı ve altından geçen binlerce zebra ve yaban öküzü. Tek yapabildiğiniz nefesinizi tutup sessizce bu göçü izlemek. Hele akşamın o kızıl karanlığında zebraların siyah beyaz çizgilerinin renklendirdiği gün batımı neredeyse bu dünyadan değilsiniz.

Masai Mara ve Rift Vadi’sinde sabahın çok erken saatinde (05:00) kalkmayı ve ciddi bir para vermeyi göze alıyorsanız balonla safariyi de önerebilirim. Biz Kapadokya’da bu zevki çok daha uygun fiyata yaşamış insanlar olarak bu zevki tadamadık ve Hakuna Matata –Swahili dilinde Sorun Yok diyerek Masai Mara ve Rift Vadisi safarimizi tamamladık.

Günün videosu Bir aslan miyav dedi

11 Comments

  • Reply Armağan Portakal 20 Kasım 2013 at 11:14

    Kükreyen aslan fotoğrafı müthiş…
    Keyifle okudum…

    • Reply Banut 20 Kasım 2013 at 11:16

      offf nasıl unuttuk fotolara bakmayıııı Armağan ya

  • Reply Burcu1anne 20 Kasım 2013 at 11:14

    Canım ne güzel anlatmışsın ,gitmiş kadar olduk gerçekten .Hayat çocukla çok güzel ve sizde bunu Duru ile gezerek gösteriyorsunuz. Çocukla bir yere gidemem diyenlere örnek gösterdiğim kişisin canım.

    İnşallah bize de nasip olur oraya gidip sizin yaşadıklarınızı yaşamak.Sevgiler :)

    • Reply Banut 20 Kasım 2013 at 11:17

      İpek o kadar akıllı bir kız ki, siz de onunla çok rahat gezeceksiniz canım

  • Reply zeynep goktaş 20 Kasım 2013 at 11:15

    Keyifle okudum canım. Yaşadıklarını çok güzel ifade etmişsin, ben Masai Mara’yı hissettim diyebilirim..

    • Reply Banut 20 Kasım 2013 at 11:17

      Sağol Zeynepcim

  • Reply mavianne 20 Kasım 2013 at 11:44

    çok güzel bir seyahat olmuş, fotoğraflar ve anlatım da mükemmel
    oralara gitmiş gibi oldum,
    senin güzel kızın da çok eğlenmişe benziyor
    sevgiler

    • Reply Banut 20 Kasım 2013 at 12:08

      Bayıldı bayıldı,detaylı anlatırım Ankara’da

  • Reply hilal bulut 11 Temmuz 2014 at 11:34

    iyi günler
    ekim başında masai mara ya hitmayi düşünüyoruz.
    orada 4 gece kalıp safari yapacağız. turla gitmiyoruz, tabi girişte rehber ve jip olayını halletmeliyiz
    internetten baktığımda konaklama fiyatlarının son derece yüksek olduğunu gördüm.
    acaba internette kaydı olmayan daha uygun fiyatlı yerler var mı
    teşekkürler

    • Reply Banut 12 Temmuz 2014 at 11:42

      Merhaba, Somak Safaris adlı şirketle iletişe geçebilir hatta bushra@somak-nairobi.com adresine mail atabilir beni referans verebilirsiniz.

  • Reply yasin 19 Temmuz 2017 at 12:24

    MASAİMARA SERENGETİ KALAHARİ BURALARA BAKTIKÇA AFRİKAYA OLAN İLGİM ALAKAM HERGUN ARTIYOR

  • Leave a Reply

    Berlin in Berlin ödül almış, ödülden çok filmdeki erotik sahne konuşuluyor, Uğur Mumcu öldürülmüş…Nihan’ın iki ülke ve 20 yıllık zaman dilimini kapsayan hikayesinin arka fonunda Türkiye’nin o yıllardaki sosyal ve siyasi panoraması var…

    Kitabı okurken Banu Tozluyurt’un tanınmış yazarlara; bir Banu’luk yer açın ben geliyorum diyen ayak sesleri duyuluyor…

    Nihan, Kamer ve Seval’i babaları cumartesi günleri halaları Ayla’nın oturduğu Kadıköy’e götürürdü. Belki de balıkçılar çarşısında balık alırken yanlarından geçtiniz. Ya da Üsküdar’dan Nihan’la aynı vapura bindiniz, yanyana oturdunuz… Hikayedeki gerçeklik duygusu o kadar geçiyor ki insana sokakta yürüyen bir genç kıza acaba bu Nihan’mı diye bakabilirsiniz…

    Lale Celepoğlu

    D & R    /    İdefix    /    Kitap Yurdu    /    Babil.com