Taormina

2

Sicilya denince akla gelen ilk yerlerden biri Taormina bana Fransa’nın St.Tropez’sini hatırlattı. Şık, sosyetik pahalı dükkanlar, gözde tatil merkezi, pahalı restoranlar ve her daim bakımlı insanlar. Sicilya’nın en güzel kasabalarından olan Taormina yaz kış turistlerin yoğun ilgisini çeken masalımsı bir Ortaçağ kasabası.

149301
Taormina Saat Kulesi

Biz Taormina’da bir gece kaldık ve özellikle kaldığımız aile işletmesi olan otel gerçekten çok güzeldi. İyon Denizi’nin muhteşem görüntüsüne sahip odamızın önündeki teras kadar odamız da çok genişti. Girişte şömine önündeki antika koltuklar, kalabalık toplulukları zamanında ağırladığı belli olan ceviz dikdörtgen masa, oymalı vitrin tam bir Ortaçağ atmosferi yaratıyordu. Salondan geçip koridoru geçtiğinizde iki oda daha vardı ve bu yatak odaları da antika yatak, oymalı yatak başları ve Tiffany gece lambaları ile tarihte bir yolculuğa çıkardı bizi. Sabah ada manzaralı kahvaltı için bile bu oteli tercih edebilirsiniz.

Taormina'da Otel Odası

otel

Otelden şehrin merkezi sayılan ana cadde Corso Umberto’ya teleferikle çıktık. Dik yamaçların tepesindeki merkeze arabayla da çıkmak mümkün fakat gerek otopark sorunu gerek teleferiğin hemen otelimizin yanında yer almasından dolayı tercihimiz toplu taşıma oldu.

çiçekUmberto Corso Caddesi, kuzeydeki Messina Kapısı’ndan güneydeki Catania Kapısı’na kadar uzanıyor. Trafiğe kapalı bu caddede gotik mimari tarzda çiçeklerle bezeli  binalar, rengarenk süslü mağazalar, restoranlar, şık dükkan ve pastaneler yan yana dizilmiş. Biz yürüyüşümüze Messina Kapısı’ndan başladık ve karşımıza ilk olarak Emanuele Badia Meydanı çıktı. Meydandaki Corvaja Sarayı ve sarayın yanında yer alan ve akşam saatinde açık olan Santa Caterina D’Alessandria Kilisesi’ni hızlıca geçip Sicilya’nın ikinci büyük Grek-Roma Tiyatrosu olan Greco Tiyatrosu’nu görmek üzere, sarayın karşısındaki dar sokağa girdik. Maalesef geç saat olduğundan tiyatro kapalıydı fakat hemen tiyatronun kapısıyla bitişik olan Grand Hotel Timeo’da soluklandık. Soluklanmak kelimesi az kalır adeta büyülendik otelin manzarası karşısında. Antik tiyatroya 200 m mesafede, bir taraftan antik şehre diğer taraftan Etna Dağı’nın inanılmaz manzarasına sahip otelde mutlaka müzik eşliğinde bir şeyler içmenizi öneririm.

grek

Taormina’nın manzaraya hakim olan bir diğer noktası da April Meydanı. Pek çok kafe ve bara ev sahipliği yapan bu meydanda Torre Dell’Orologio adlı saat kulesini de görebilirsiniz. Avrupa’da görmeye çok alışkın olduğumuz Duomo Meydanı Taormina’nın da  kalbinde. Ortaçağ ve Rönesans döneminin izlerini taşıyan bu meydanda bulunan San Nicolo Katedrali tarihe, sanata ve mimariye meraklı olanlar için gezip görülecekler kategorisinde.

Taormina’nın üst tarafında Iyon Denizi’nden 600 m. kadar yükseklikte Ortaçağ kale kalıntılarının yer aldığı köy Castelmola’yı seyahat sevenler çok öneriyor. Maalesef yağmurdan dolayı yolun çöktüğü zamana denk geldik ve biz bu köyü göremedik. Yine aynı sebepten göremediğimiz bir başka köy Godfather üçlemesinin çekildiği Savoca. Sicilya’ya kadar gelmişken görelim deyip hayal kırıklığı yaşadığımız bir başka yer oldu burası.

Taormina’da amacınız sadece denize girmek değilse Nisan ayından Ekim ayına kadar çok rahat gezebilirsiniz. Hatta bu tarihlerde denize de girebilirsiniz ama sahilde güneşlenmek  için temmuz – ağustos  – eylül en güzel mevsim bence.

Taormina’da hiç sıkılmadan üç gün geçirebilir, bir sonraki yazımda paylaşacağım Etna Yanardağı turlarına katılabilirsiniz.

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here