Doğu Anadolu Ne İçsek / Ne Yesek Yurt İçi

Yüksek ve Kadim Kent Kars

15 Nisan 2015

15-22 Nisan arası her yıl ülkemizde Turizm Haftası olarak kutlanıyor, bunu biliyor muydunuz? Doğal güzellikler ve tarihi miras bakımından çok zengin olan ülkemizde, bu hafta şerefine, kendi gittiğim gördüğüm yerlerden yazayım dedim ama o kadar çok önerebileceğim yer var ki karar vermekte çok zorlandım.

Son zamanlarda beni çok etkileyen, eski yıllarda oralarda yaşadığım hissi uyandıran, taşıyla, kokusuyla, insanıyla farklılık yaratan neresi var diye düşündüğümde ilk aklıma gelen yer Kars oldu sevgili okur. Hani yaşadığınız, doğup büyüdüğünüz yerden çok çok uzaklarda bir yere gider ve sanki daha önceleri oralarda gezmişsiniz, o insanlarla aynı sofrada oturmuşsunuz, o topraklarda çalışmışsınız gibi hissedersiniz ya işte Kars bende bu duyguları uyandırdı.

 Yüksek Kent Kars

Ülkemizin en doğusunda yer alan, en soğuk illerinden olan ve en yüksek kent Kars, insanı en sıcak illerin de başında geliyor bana göre. Belki de aylarca kalkmayan kar onları bu denli beyaz bu denli temiz yapan kim bilir. Misafirperverlikleri, şehirlerini en güzel haliyle size anlatmak için çabaları, hoş sohbetleri ile mutlaka Kars insanı ile tanışmalısınız onlarla bir sofraya oturmalısınız.

kars

Çok uzak, nasıl giderim diye soruyorsunuz belki içinizden ama inanın her gün yapılan uçak seferleri ile Kars aslında kafalarda uzak, gönlünüze yatarsa çok ama çok yakın. Kars Havalimanı’ndan şehir merkezi altı kilometre kadar. Bir tam gününüzü Kars’a ayırıp yirmi dört saatte gezeyim diyorsanız, Kars Kalesi’nden turunuza başlayın derim. Kışın kaleye araçla çıkmak zor ama bahar ve yaz aylarında ister yürüyerek ister araçla çıkın ama mutlaka zirvedeki kahvede çay ve gözleme eşliğinde Kars’ı tepeden izleyin. Kars yüksek, siz yüksek, tadına doyum olmuyor. 10. yy.da yapılan Kars Kalesi’nden yürüyerek indiğinizde kalenin eteklerinde yer alan İstihkam Çay Bahçesi’ne gelmeden Topçuoğlu Hamamı gözünüze çarpacak. 1742 yılında inşa edilmiş, gövdesinde düzgün kesme taşların kullanıldığı yapı hemen Taşköprü’nün başında yer alıyor. 1579 yılında Lala Mustafa Paşa tarafından yaptırılan Taşköprü, 54 metre uzunluğunda, 8 metre genişliğinde. Zamanında köprü hasar görmesin diye üzerinden geçen atlı arabaları çeken atların ayaklarının altına keçe dikilirken, günümüzde iş makinalarının köprüden geçmesine izin verilmesi çok üzücü.

kars_21

Kars sınırları içindeki hamamların en büyüğü olan Mazlumağa Hamamı, karşısındaki Muradiye (Balkonlu) Hamamı, hemen köşesindeki Namık Kemal Evi bu bölgede görülmesi gereken tarihi yapılardan.

 20150313_150733

Gazi Muhtar Paşa Caddesi boyunca yürüyüp İsmet Paşa İlkokulu’nu geçer geçmez göreceğiniz sarı pastel tonlardaki ev, Orhan Pamuk’un KAR adlı romanında geçiyor. İş adamı Tuncer Güvensoy’un restore ettirdiği bu ev aynı zamanda Kars’ta restore edilen ilk ev. Kars caddelerinde yürümek tarihte geziyor olmak gibi bir şey. Osmanlı Rus savaşından sonra 40 yıl Rus işgalinde kalan Kars’ta binalarda yine Ruslardan kalan Baltık mimari tarzını sıkça görüyorsunuz. Özellikle Vatan Sokak boyunca yürüdüğünüzde sağlı sollu gördüğünüz evler ve binalar bu tarz.

Ordu Caddesi’nde İl Sağlık Müdürlüğü, Atatürk Parkı, parkın hemen sağında bulunan, şu an Valilik olarak kullanılan, Kars Antlaşması’nın imzalandığı bina, solunda Sanayi Ticaret Odası, Fethiye Camii, yine Orhan Pamuk’un KAR romanında geçen Maruf Bey’in evi Aynalı Köşk, Kars Kent Konseyi(Kars Gümrük Binası) ve Doğu Anadolu’nun en zengin müzelerinden olan Kars Arkeoloji Müzesi Kars’ta görülmesi gereken yerlerden. Arkeolojik eserler bölümünde Kars yöresinde bulunmuş seramik ve bronz eserler, yüzük taşları, çeşitli paralar, süslemeli ahşap kapılar, nişler, çanlar; etnografik eserler bölümünde Kars halkının tarih içinde kullandığı eşyalar; bahçede ise çeşitli devirlere ait rölyefler, koç heykelleri, mezar taşları sergilenmekte. Müzenin bahçesinde yer alan ve Rusların Kazım Karabekir Paşa’ya hediye ettiği vagon tarihe yolculuk etmek, Kazım Karabekir ile tanışıyor olmak gibi bir şey.

kars_12 

Kale İçi Mahallesi’nde yer alan ve bir zamanlar bir arada yaşayan farklı dinlerin kültürel etkileşimini en güzel biçimde yansıtan sivri külah şeklindeki kilise çatısı ile camii minaresi yan yana yükseldiği 12 Havariler Kilisesi 1964 yılından beri camii olarak kullanılıyor.

 kars_43

Her mevsim ayrı bir güzelliğe ev sahipliği yapan Kars, kış sporları turizminin başlıca yerlerinden olan Sarıkamış ilçesiyle meşhur olduğu kadar, kentin yayla ve platoları da bahar aylarında doğa gezilerine ev sahipliği yapmakta. Baharda 15-20, yaz aylarında 25-30 derece sıcaklıkta olan Kars şehir merkezini bitirdikten sonra önerim, Ani Ören Yeri’ni görmeniz olacaktır. Kars’a 48 km uzaklıkta, Ocaklı Köyü sınırları içerisinde yer alan Anı Ören Yeri Türkiye – Ani Harabeleri Ermenistan sınırını ayıran Arpaçay Nehrinin batı yakasında Türkiye sınırları içerisinde volkanik bir tüf tabakası üzerine kurulmuş bir ortaçağ şehri.  Ortaçağ Kiliseleri,  Selçuklu Mimari eserleri, şehir suru, 8  kilise ve bir cami, Ani’de ayakta kalan yerlerden. Aslanlı Kapı kentin ana girişini oluşturuyor. Katedral adı verilen Meryemana Kilisesi, 989 yılında, İstanbul’daki Ayasofya‘nın kubbesini onaran mimar Trdat tarafından inşa edilmiş. Vadi içinde bulunan Dikran Honentz Kilisesi 1215 yılında onarılmış ve Ermeni kilise geleneğini gösteren zengin fresklerle bezenmiş. Fresklerde Ermenilere Hıristiyan dinini getiren Aziz Grigor/Krikor Lusavoriç’in hayatından sahneler görülmekle beraber ziyaretçilerin çakı, tebeşir, bıçak vs. gibi gereçlerle verdikleri hasarlar insanı çok üzüyor. Haftanın her günü açık olan ören yeri Nisan-Ekim aylarında 09:00 – 19:00 arası, Kasım-Mart aylarında 08:00 – 17:00 arası açık.

20150315_104939

kars_51

Vaktiniz varsa Sarıkamış’a geçebilir. Kışın sarı çam ormanları içinde karın tadını çıkarabilirsiniz. Katerina (Av)Köşkü, Şehitlik Sarıkamış’ta her mevsim görülecek yerlerden. Sarıkamış’ta yemek için ise hiç düşünmeden gideceğiniz yer Sarıkamış Kültür Evi. Kahvaltı, yemek, kahve, çay ne için olursa olsun bu zengin müze görüntüsündeki evi mutlaka görün.

IMG_1226

Kars’a gelip yapmadan dönmeyin dediklerime gelince;

-Çıldır Gölü’ne gitmeden, Çıldır Gezisi için TIK TIK,

– Peynir Müzeleri’nin bulunduğu Boğatepe’yi görmeden

– Ali Canip Olgunlu ile tanışmadan, onun bir turuna katılmadan

– K’ars K’afkas L’egends Grubu’nun gösterilerini izlemeden

– Aşıklar Bilal Ersarı ve Ensar Şahbazoğlu’nun atışmalarını dinleyeceğiniz bir program yapmadan

– Tandırda kaz yemeden

-Karstore’da karışık kış çayı içmeden

DÖNMEYİN

Kars’ta yöresel yemekler özellikle kaz yemek için

-Kars Evleri Yöresel Yemekleri Restoran

-Hanımeli Ev Yemekleri

-Kazevi Restoran

-Kamer

-Sarıkamış Kültür Evi

Not: Kars seyahatim boyunca misafirperverliği ve rehberliği için Kars Turizm İl Müdürü Hakan Doğanay’a teşekkürlerimle.

 

Kars’ta nerede kalınır?

Özellikle eski bir Rus Evi olan Kar’s Otel ve Çeltikov Otel benim için rüya gibi yerlerden.

Grand Ani Hotel,

Sarıkamış merkezde Şehr-i Beyza Suit Otel, kayak merkezinde ise Dolina Otel, Çamkar, Whitepark

2 Comments

  • Reply mavianne 15 Nisan 2015 at 10:59

    Kardeşim olarak tanımladığım, en çok sevdiğim arkadaşlarımdan Sema’nın 7 yıl önce eş durumundan Karsa tayin olması ile girdi hayatıma Kars..
    Ancak bir türlü fırsat bulup da göremediğim bir yer.
    Senin anlatımlarınla çok daha fazla gitmek istediğim bir yer benim için.
    Hem Semanın mihmandarlığı ile buraları gezmek hem senin önerilerini uygulamak için en kısa zamanda gitmek istiyorum.
    Teşekkürler Banucum…
    Sema’ya da Selamlar ve sevgiler

  • Reply seyyah 13 Ocak 2016 at 09:40

    Kars’ın güzelliklerini keşfetmemize yardımcı olduğunuz için teşekkür ederim.

  • Leave a Reply

    Berlin in Berlin ödül almış, ödülden çok filmdeki erotik sahne konuşuluyor, Uğur Mumcu öldürülmüş…Nihan’ın iki ülke ve 20 yıllık zaman dilimini kapsayan hikayesinin arka fonunda Türkiye’nin o yıllardaki sosyal ve siyasi panoraması var…

    Kitabı okurken Banu Tozluyurt’un tanınmış yazarlara; bir Banu’luk yer açın ben geliyorum diyen ayak sesleri duyuluyor…

    Nihan, Kamer ve Seval’i babaları cumartesi günleri halaları Ayla’nın oturduğu Kadıköy’e götürürdü. Belki de balıkçılar çarşısında balık alırken yanlarından geçtiniz. Ya da Üsküdar’dan Nihan’la aynı vapura bindiniz, yanyana oturdunuz… Hikayedeki gerçeklik duygusu o kadar geçiyor ki insana sokakta yürüyen bir genç kıza acaba bu Nihan’mı diye bakabilirsiniz…

    Lale Celepoğlu

    D & R    /    İdefix    /    Kitap Yurdu    /    Babil.com