Jaipur’da Görülmesi Gereken Yerler

0

Hindistan’da en görülesi şehirlerden olan Jaipur’da görülmesi gereken yerleri yazarken bir kez daha bu ülkeye aşık oldum.  Egzotik kubbeli yapılar, sokaklarında deveden tutun maymuna kadar özgürce gezen hayvanlar, canlı renkleriyle pazarlar, yılan oynatıcıları, her daim hareketli her daim enerjik  bir ruh haline sürüklüyor sizi. Jaipur, şehir olarak Agra’dan sonra en çok turist çeken yer demiştim, bir önceki yazımda, Jaipur’da görülmesi gereken yerler o kadar fazla ki iki gün kesin ayırmak gerekir.  Mutlaka atladığım yerler olmuştur ama işte benim Jaipur’da görmeden dönmeyin dediğim yerler;

Hawa Mahal – Rüzgarlar Sarayı

Sarayda yaşayan kadınlar sokakta yapılan aktiviteleri görsün ama dışarıdan kimse onları görmesin diye 1799’da yapılmış bina, Jaipur’un simgesi haline gelmiş.  Saraya yakın, keyifli ve havadar bir mekan. 5 katlı ve 953 adet penceresi olan, pembe kumtaşından yapılmış bu bina, şehrin tam merkezinde bulunuyor. Bu binayı karşıdan izlemek en güzeli.

Jal Mahal

Man Sagar gölü üzerinde yine 1799 yılında yapılan Jal Mahal’e giriş izni yok, uzaktan bakmakla yetiniyorsunuz. Maharaja tarafından keyif ve av için kullanılan bina hiçbir zaman saray olarak kullanılmamış. Dışarıdan bakıldığında iki kat görünen ama aslında suyun altında dört katı katı daha bulunan binanın, ileride otel olacağı yönünde söylentiler var. Gerçekten de oldukça büyüleyici ve romantik bir yapı.

Jantar Mantar Gözlemevi

Jaipur isminin geldiği Maharaja 2.Jai Singh astronomi ile çok ilgili biriymiş ve  Dünya’nın sayılı astronomi merkezlerinden biri Jantar Mantar da bu şehirde. Jantar Mantar Gözlemevi’ni kesinlikle bir rehberle gezmek gerek çünkü çok farklı aletler var ve hepsi de halen işlevini sürdürüyor.

Rehberimiz Elif Çamlıkaya saati tam vaktinde ölçebilen düzeneği gösterirken çok da ihtimal vermemiştim doğruyu göstereceğine. Aynı şekilde, enlem ve boylamı belirleyen aletler, yıldızlarla, burçlarla ilgili oluşumlar, yıldızların konumlarını gösteren şemalar ve güneş saati, zamanında Hindistan’ın neden astronomide bu kadar ileri olduğunu açıkladı bana. Jaipur’da görülmesi gereken yerlerin başında Jantar Mantar geliyor bence. Delhi, Varanasi ve Nattura’da da gözlemevi var ama en büyüğü Jaipur’daki.

City Palace:

Bir bölümünde hala son maharacanın  yaşamını sürdürdüğü bu şehir sarayı eski Jaipur’un tam ortasında bulunuyor. Ana giriş katı ve birinci katı müze olan saray oldukça lüks döşenmiş ve olağanüstü güzellikte halı, minyatür ve sanat eserleriyle dolu. Diğer Babür saraylarında olduğu gibi burada da bir Divan-ı Aam (Halk Salonu) var. Divan-ı Has (Soylular Salonu) ise mermer kaplamaları ile meşhur. Ana avludan sonra yedi katlı Chandra Mahal (Ay Mekanı) geliyor. Dünya’nın en büyük gümüş kabı burada sergileniyor. 14 bin gümüş para eritilerek yapılmış bu tank, eski maharacanın İngiltere ziyareti sırasında içme suyu taşıması için kullanılmış ve Ganj Nehri’nin suyu ile doldurulmuş.

İlkbahar, yaz, sonbahar, kış yani 4 mevsimi temsil eden Pitam Niwas Chowk Avlusu’nun kapıları  fotoğraf çektirmek için ideal. Tavuskuşu kapısı sonbaharı, Lotus kapısı yaz mevsimini, dalga motifli yeşil kapı ilkbaharı, gül kapısı da kış mevsimini ifade ediyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Sarayın içindeki çok şık kafede bir şeyler yiyebilir, ya da günün yorgunluğunu güzel bir içecekle azaltabilirsiniz.  Hemen arkada sarayın kubbesinin üzerinde görünen üçgen bayrak, çekili ise maharaca sarayda demek, yoksa değil. Biz içeceklerimizi yudumlarken O da bizi izliyordu kim bilir…

Amber Kalesi

Maharaca Man Sing tarafından 1592 yılında Maota gölünün kıyısına yaptırılan kale, bir tepe üzerine kurulu ve ulaşım fillerle ya da 4×4 araçlarla sağlanıyor. Filler sadece gündüz 1’e kadar o da üç kez olmak üzere tepeye çıkıyor. Sadece kaleye çıkış yapan filler dönüşte yolcu almadan sahipleri tarafından indiriliyor. İlk gördüğümde çok üzüldüm hala da üzülüyorum fakat Jaipur’da pek çok ailenin geçimini bu şekilde sağladığını, çocuklara ekmek gittiğini öğrenince biraz daha ılımlı baktım açıkçası. Öğlene kadar çalışan filler öğleden sonra bakımı yapılmak üzere evlerine gidiyor ve her gün veteriner kontrolünden geçiyor.

Kaleden içeri girer girmez, o ana kadar Hindistan’da gördüğüm tüm kaleler gibi burası da bana bir masal ülkesinde olduğumu hissettirdi. Sanki bir köşeden prens çıkacak diğer köşeden Hintli prensesler… Kalenin adının Amber olmasının nedeni içindeki büyük Shiva heykelinin amberden yapılmış olmasından ötürü.

Kaleden girdiğinizde eğer ziyaret etmek isterseniz Siladevi Tapınağı var fakat içeri çorapla giremiyorsunuz, sadece çıplak ayak.

Jai Man (Aynalı Saray) benim en beğendiğim bölümlerden oldu. Fildişi işlemeli aynalar, pencereler Müslüman ve Hint mimarisinin izlerini taşıyor. Divan-ı Aam yanındaki Türk hamamı, Divan-ı Khas da bu izlerin devamı.

Sarayın tepesinden şehre bakmak, kahverengi ve sarı tonların hakim olduğu yapının içinde tarihi düşünerek salınmak, bir zamanlar maharacaların yaşadığı bu coğrafyada bugün 2000’li yıllarda bambaşka yaşam şartlarında gezmek ve düşünmek, insanı bir süreliğine de olsa başka dünyalara götürüyor.

Birla Mandir (Laxmi Narayan) Tapınağı

Jaipur’daki bu özel tapınak daha çok yerel halk tarafından ziyaret ediliyor. 1985- 1989 yılları arasında Hindistan’ın en zenginlerinden Birli Ailesi tarafından servetlerine teşekkür etmek için bolluk ve bereket tanrısı Laxmi ve onun eşi Vişnu adına yaptırılmış. Beyaz mermerden yapılan binanın tavanlarındaki vitraylar göz alıcı.

Tam DARSHAN zamanı bu tapınağa gittik ve aarti yaptık. Yani akşam duası. Varanasi yazımda aartiden bahsetmiştim.  Önce bir boru ötüyor, bununla ibadetin başladığı haber veriliyor. Sonra çan ve baş rahip 5 elementi harekete geçiriyor. Kutsanmış olan suyu insanların üzerine serpiyorlar, herkes suya değmeye çalışıyor. İnanılmaz bir ruh hali içindeyim o an. Dünya’nın bir köşesinde bir tapınakta hiç bilmediğim bir inanışın ritüellerini yapıyorum, işte önemli olanın içten gelen sevgi olduğunu o an hissediyorum yoğun şekilde. Dini, dili, inancı ne olursa olsun SEVGİ.

Jaipur benim için, özüme döndüğüm, standartlarımı sorguladığım, kalıplarımdan çıkmanın artık zamanı olduğunu işaret eden inanılmaz bir deneyim oldu.

 

 

 

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here