Browsing Category

Ne’

  • Ne Okusak

    Güldem Şahan ve Topun İki Rengi

    Geçen bir arkadaşım dedi ki, tanıdığım kişilerin kitaplarını okumaktan korkarım, ya beğenmezsem diye. Bende durum tam tersi. Ben tanıdığım için daha bir bağlanırım kitaba, sahiplenirim biraz da diğer kitaplara göre daha öncelik gösteririm. İşte…

    07 Nisan 2017
  • Ne İçsek / Ne Yesek

    Torlak Çiftliği

    Yol arkadaşım Armağan Portakal’ın kendini çiftçi diye tanıtmasına bayılıyorum. Gerçekten bu tanımı sonuna kadar hak ettiğini Torlak Çiftliği’ne her gidişimde görüyordum ama geçen hafta uğradığımda artık kesinlikle olmuş dedim. Armağan çiftçi, Torlak çiftlik olmuş.…

    22 Mart 2017
  • Nereye Katılsak

    Güçlü Kadınlar

    Şanslıyım ki çok var etrafımda güçlü kadınlar. Öncelikle çok güçlü bir kadın annem, en büyük rol modelim. Eskiden zannederdim ki herkesin annesi benimki gibi. Çalışan, kendi parasını kazanan, dimdik duran, okuyan, üreten, yeri geldiğinde…

    01 Mart 2017
  • Nereye Katılsak

    Kanada’da Yaşam

    Şimdi yazının başlığına bakıp ne oluyor diyeceksiniz. Yok yok şimdilik hala başınızda ve ekranınızdayım panik yok. Kanada, sadece okul araştırması yapmak, bizim kızı orada on ay okutursak ne olur, nasıl yaşanır, ne yapmak gereklidir,…

    10 Şubat 2017
  • Kanada Ne İçsek / Ne Yesek

    Death in Venice

    Sicilya Erice’de kız arkadaşıyla motosiklet turu yaparken, yedikleri fıstıklı dondurmadan etkilenip o anda doğuyor Death in Venice fikri. Bugün Toronto’da çok ünlü bir Gelato’cu yani dondurmacı. İsmin hikayesi  ise aslında bir küçüklük hayali Kaya…

    30 Ocak 2017
  • Kanada Ne İçsek / Ne Yesek

    Toronto’da Simit ve Çay

    Yurt dışında bulunduğumuz sürelerde en çok özlediğimiz şey simit ve çay olur hiç tartışmasız. Evimizin altında simitçi olduğundan kahvaltıda, beş çayında, akşam yemeğini uydurma olarak geçiştirmek istediğimizde hep simit vardır masamızda. Toronto’ya gelirken de…

    25 Ocak 2017

Berlin in Berlin ödül almış, ödülden çok filmdeki erotik sahne konuşuluyor, Uğur Mumcu öldürülmüş…Nihan’ın iki ülke ve 20 yıllık zaman dilimini kapsayan hikayesinin arka fonunda Türkiye’nin o yıllardaki sosyal ve siyasi panoraması var…

Kitabı okurken Banu Tozluyurt’un tanınmış yazarlara; bir Banu’luk yer açın ben geliyorum diyen ayak sesleri duyuluyor…

Nihan, Kamer ve Seval’i babaları cumartesi günleri halaları Ayla’nın oturduğu Kadıköy’e götürürdü. Belki de balıkçılar çarşısında balık alırken yanlarından geçtiniz. Ya da Üsküdar’dan Nihan’la aynı vapura bindiniz, yanyana oturdunuz… Hikayedeki gerçeklik duygusu o kadar geçiyor ki insana sokakta yürüyen bir genç kıza acaba bu Nihan’mı diye bakabilirsiniz…

Lale Celepoğlu

D & R    /    İdefix    /    Kitap Yurdu    /    Babil.com